
Panik atak; aniden başlayan, dakikalar içinde zirveye ulaşan yoğun korku ve bedensel belirtilerle seyreden bir durumdur. Çarpıntı, nefes darlığı, göğüste sıkışma, terleme, titreme ve “ölüyorum” ya da “kontrolümü kaybedeceğim” hissi sık görülür. Ataklar tekrarladığında ve kişi yeni bir atak yaşama korkusuyla hayatını kısıtlamaya başladığında panik bozukluktan söz edilir.
Önce bedensel nedenler dışlanmalı
Panik atak belirtileri kalp krizi, ritim bozuklukları ve tiroid hastalıkları gibi durumlarla karışabilir. Bu nedenle ilk kez yaşanan göğüs ağrısı ve çarpıntıda önce acil değerlendirme yapılmalıdır. Kalp ve diğer bedensel nedenler dışlandıktan sonra psikiyatrik değerlendirme gündeme gelir.
Panik bozukluğun günlük yaşama etkisi
Panik bozukluğu olan kişiler zamanla toplu taşımadan, kalabalık alışveriş merkezlerinden, köprülerden ya da evden uzaklaşmaktan kaçınabilir. Kızılay’da metroya binememek, Tunalı’da kalabalık bir kafede oturamamak gibi kısıtlamalar, kişinin iş ve sosyal hayatını belirgin şekilde etkileyebilir.
Tedavi yaklaşımları
Panik bozukluğun tedavisinde bilişsel davranışçı terapi en sık kullanılan psikoterapi yöntemlerinden biridir. Bu yaklaşımda kişi, bedensel belirtileri yanlış yorumlama döngüsünü fark etmeyi ve kaçındığı durumlarla kademeli olarak yüzleşmeyi öğrenir. Gerektiğinde psikiyatri uzmanı ilaç tedavisi de planlayabilir. Tedavi kişiye özel düzenlenir ve düzenli takip gerektirir.
Atak sırasında
Yavaş ve derin nefes almaya odaklanmak, atakların geçici olduğunu hatırlamak ve kafein gibi uyarıcılardan uzak durmak faydalı olabilir. Belirtiler her zamankinden farklıysa ya da çok şiddetliyse 112 aranmalıdır.
Çankaya’da uzman desteği
Kavaklıdere, Kızılay ve Gaziosmanpaşa çevresinde panik bozukluk konusunda deneyimli psikiyatri uzmanlarına ulaşmak mümkündür. Terapi süreci hakkında daha fazla bilgi için bilişsel davranışçı terapi sayfamıza göz atabilirsiniz.